You Are Here: Home » Genel » SAİD NURSİ MÜNAFIK MIYDI?

SAİD NURSİ MÜNAFIK MIYDI?

Said, cuma günleri cami kapısına dikilip cemaati mi sayıyordu acaba?!  40 kişi oluşmaz diyerek sen gitmezsen, başkası gitmezse tabi ki eksik olur. Ayette “koşun” diyor. Said efendi koşmuş da eksik görmüş değil. Hiçbir cuma’ya kılını kıpırdatmamış.

En zayıf hadisleri bile tasdikleyip risalelerde yer veren Said Nursi, en sağlam hadislerdeki  şartları yerine getirmemiş. Evlenmemiş örneğin. Halbuki hadiste şöyle der:

Resulullah (s.a.a): “Evlilik benim sünnetimdir. O halde her kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.” (El-Bihar, 220-23)

Bırakalım hadisleri, Nur 32 ayetinde evlilik emredilir. Ama Said Nursi’nin gerek hacca gitmemesine, gerekse evlenmesine mazeret olarak sürgünleri gösterilir. Sanki, evliliğe engelmiş gibi. 1950′den sonra evlenebilirdi de hacca da gidebilirdi. Ama yapmadı. Demek ki farz-vacip-sünnet gördüğü konulara kendisinin uymamasında güvendiği bir dayanak var. Bunun başta geleni aslında inanmamak, inanıyor görünmektir. Örneğin bugün binlerce ateist, dinsiz din adamı vardır ama dini meslek edinmişlerdir. Asalak gibi din üzerinden geçindikleri için inanmasalar bile o mesleği icra ederler. Turan Dursun, 10 imamı ateist yaptığını yazmış ama bir tanesi bile mesleğini bırakmamış.

Hepsinden vazgeçtik, namazdan, hacdan, evlilikten. Sakal bırakmaya ne engeli vardı? İhtiyarlığında bile sakal bırakmadı. En gerici, en yobaz tutumlar içindeydi ama sakala gelince ölene kadar yanaşmadı, sakal bırakmadı. Sakal sünnet değil miydi? Sen kalkacak en zayıf hadisi peygambere yakıştıracaksın. Örneğin namaz kılarken önünden geçen çocuk için “Ayağını yerden kes” diye beddua ettiği ve çocuğun felç geçirip yatalak kaldığını yazacaksın. Ama “sakal bırakın” hadisini takmayacaksın.

Said Nursi’nin hacca gitmeme sebebi parasızlıktan olamaz. Çünkü nurcularda para gani. O zaman da öyleydi, şimdi de öyle. isteseler üstadlarını her yıl hacca gönderebilirlerdi. İstese Menderes bile onu Diyanete atar, görevli olarak bile gidebilirdi. Ama aynı müridi Fetullah gibi korkmuştur belki de. Çünkü Vahhabi Suudiler böyle müritleri olan şeyhleri affetmiyor, hemen kafasını uçuruyorlar. Fetullah gittiğine pişman olmuş, az daha kelle gidiyormuş. “ne diye senin çevrene insanlar toplanıyor, sana hürmet gösteriyor?” diye gözaltına alıp sorgulardan geçirmişler. Bir daha da bu yüzden çok istediği halde hacca gidememiş. Said de demiştir: “Abdülhamit’ten tımarhaneyle yakayı sıyırdık, Atatürk’ten sürgün’le. Gidip de Suudi’de kelleyi kaybetmeyelim.” Risalelere gelince “Allah yazdırıyor” diyordu, hacca gelince “Allah korur” diyememiş Said efendi.

368 Defa Görüntülendi, 1 Kişi Gönderiye Bugün Ulaştı

Facebook'ta PaylaÅŸ
Clip to Evernote

Düşüncelerinizi Yazın